Sosyal Ağların Ağası Facebook Kendine Yeni Kurbanlar mı Arıyor, Sosyal Medya Tekelleşebilir mi?
Geçtiğimiz günlerde Mark Zuckerberg'in yüklü miktarda para ödeyerek Whatsapp'ı satın alması bayağı ses getirmişti. Özellikle dünya üzerinde sosyal ağ kullanıcı sayısı fazlayken, bu iki popüler ağın birleşimi sosyal medya kullancılarının paylaşımda zirve yapmasına ve gündeme oturmasına neden oldu. Türkiye'de de sosyal medyanın odağında olan internet sansürü yasası ve tartışmalarını bile geride bırakan bir etki yarattı. Akıllara ilk gelen de sansüre giden Avrupa başta olmak üzere, tüm dünyanın çabalarına bir katkı mıydı Zuckerberg'in bu ticari atağı?
Güvenlik ve denetlenebilirlik açısından değişimle karşı karşıya kalan Whatsapp, sohbet geçmişlerinin depolanması ve okunması sansür odağında olan dünyada özellikle Avrupa Londra olayları odağında sansür tartışmalarında kafaları karıştırdı. Tam da bu noktada akla gelen ilk şey sosyal ağlara ne olduğu sorusunun cevabı sanki sansürün perde arkasında ticari dürtüler ve siyasi otoritelerin birleşerek sosyal ağlara tekelleşme getirmesidir. Zuckerberg'in Whatsapp'ı bir milyon kullanıcıya ulaşmak için satın aldığını düşünürsek, Twitter ve diğer popüler ağların da aynı riskte olduğunu söyleyebiliriz. Facebook'a odakta Instagram'ı fotoğraf deposu olarak kullanması da söz konusuyken, İnstagram'ı da 1 milyar dolara satın aldı. Tüm bunların yanı sıra bünyesine aldığı ağların kullanıcılarına ulaşmaya çalışması da geniş kitleleri tek bir yönetim çevresinde toplaması da büyük bir olaydır. Twitter için de zaten Facebook'un 2018 de tahtını sallayarak zirveye tek başına oturacağı konuşulmaktadır. Facebook'un yok olacağı konuşulurken bir rakibini bünyesine alacak olması, hem de denetimi ve sansürü en az olan ve bu yüzden kullanım talebi çok olan bir sosyal ağı da bünyesine katması mümkündür.Tüm bu siyasi çekişmelerin, politik kaosların içerisinde insanların tarafsız ve şeffaf gündemi yakaladığı, özgürce iletişim kurduğu ağların varlığının böylesi bir tehdit altında olması belki de hiç hafife alınmamalıdır...
Sema Karabulut

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder